TÜRK MUCİZESİ VEYA HAL-İ PÜR MELÂLİMİZ
“Sizi bilmiyorum” diyemem; çünkü görünen köy kılavuz
istemiyor…
Çarşı, pazar, market üçgeninde boğuluyoruz… Nefes almak
hangi bahara kaldı dersiniz veya şöyle sormak daha mantıklı; nefes alacağımız
bir Türkiye’yi, eski günlerdeki Türkiye’yi bir daha görebilecek miyiz?
Çok uzak değil; 10 yıl önce pazarda 100 lira harcamanız
mümkün değildi; şimdi ise… facia boyutlarına vardı iş; o altın gibi kıymetli
olan 1 liraların esamesi bile okunmuyor… Pazarda alacağınız pek çok sebze
meyvenin kilosu uçmuş… neredeyse yüz liranın altında bir şey yok! Her gün, her
şeye zam yapılıyor; nasılsa arayan soran yok… Devir fırsatçının devri sanki…
Marketle, pazarla da bitmiyor iş, bunun kirası var,
çocukların eğitimi, okulu, kılık kıyafeti… Haydi elektriği kıstınız, suyu
mahalle çeşmesinden hallettiniz ya doğal gazı ne yapacaksınız?
Sinema, tiyatro, konser, gazete, kitap… Sormaya
cesaretim yok, üzgünüm… Tatil desem hepten ayıp olacak…
Sabah kalkıyor mesela… Bak takdir ediyorum; 65 yaş
üzeri için otobüs bedava… Bedava otobüse biniyor, Kapı Camisi’nin etrafında
veya Kültür Park’ın banklarında vakit öldürüyor, cebinde belki de bir çay
parası yok… İkindi üzeri ekmek büfesinden ucuz ekmek alıyor (ekmeğin fiyatını
da takdir ediyorum) sonra yine bedava otobüse binip evin yolunu tutuyor…
Hayatından memnun değil (belki) ama buraya kadar ötesi yok; çünkü soru soracak
bir kültür edinmemiş.
Şikâyet etmiyor, soru sormuyor, bir talebi yok…
Avrupalı akranları dünyayı gezerken… galiba arıza bizde… veyahut bunun adı “Türk
mucizesi” olmalı…
Ahlaki çöküntü ise dibin de dibinde… Saygı, sevgi,
hoşgörü gitmiş yerine, intikam, taciz, kan gelmiş…
15 yaşındaki çocuğun cebinde bıçağın işi ne?
Evdeki pompalı tüfeği alıp…
Çocuklar bunlara nasıl kolayca erişebiliyor? Kullanmayı
nereden biliyorlar? Bana, bu yaşta, elime silah verseniz kullanmayı beceremem,
bu çocuklara kim öğretiyorsa, sorumlu da elbette onlar olmalıdır. Eğer cezai
ehliyetleri yoksa velisi de mi yok? Ebeveynlerinden hesap sorulamaz mı?
Çocuklarına sahip çıkmayan ailelerin vebalini, toplum değerlerine saygılı
insanlar mı çekecek?
Toplum kurallarına uymayan çocukların ebeveynleri
sorumlu tutulmalıdır… “Saldım çayıra, Mevlâ kayıra” anlayışı kesinlikle
yıkılmalıdır.
Sevgi dolu, çelebi meşrepli insanlarımıza ne oldu? “Efendilik”
yeniden başımızın tacı olabilecek mi? Korkmadan yürüyebileceğim sokağımı bana kim
geri verecek?
Ne yaptınız şehrime?
TAHİR SAKMAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlarınız kişisel haklara ve yasalara uygun olmalıdır, yorumlarınızdan dolayı sorumlu olacağınızı lütfen unutmayınız.