YAŞAM SEVGİYLE BAŞLAR

26 Ocak, 2026

DAVOS’TA ZILMAK


 

DAVOS’TA ZILMAK
 
Biz eskiden zılardık…
 
Şimdi zılmanın ne olduğunu da bilmezsiniz siz… Karda, buzda kaymanın şehirdeki adıdır zılmak… Sadece karda, buzda mı, değil elbette; birine zarar vermenin de mecazi adıdır, Konya’da; ayağını zıldırmak…
 
Alaattin’de zılardık eskiden, bir de Larende yokuşunda… Larende yokuşu sizlere ömür; şehrin tek yokuşuydu, ne istedilerse… Şehrin hafızasını yok etmekte üstlerine yok doğrusu… Ne o eskiler kaldı ne o karlar, tabii zılmak da tarihe karışmak üzere… Bizlerin de ayağı zılınca (!) kimse zılmayacak sanırım…
 
Böyle bir zılma merakıyla, geçtiğimiz hafta içi, sisli ve soğuk bir Konya gününde en azından kar görmek için Derbent’e yollandım… Doğrusu bu kadarını da beklemiyordum…




 
Yine çok enteresandır; Altınapa Barajı’na kadar yağmayan kar, barajdan sonra etrafı az da olsa beyaza bürümüş. Tabii ki çocuklar gibi seviniyorum, hatta torunlardan daha çok seviniyorum…
 
Barajdan sonra Derbent yolunu çok severim hele kar varsa… Derbent, şehrin şirin bir ilçesi… Eskiden buradan geçen özellikle tuz kervanlarını eşkıyadan korumak için askerlerin beklediği bir geçitmiş. Görevleri tamamlanan askerlerin buraya yerleşmesiyle oluşan bir ilçemiz. Dağlarında çam ormanları eksik olmaz, havası da oldukça temizdir. İnsanı da haksızlığa karşı boyun eğmeyen bir yapıdadır ve çalışkandır.
 
Derbent göletinin suyu da kuraklıktan nasibini almış ve oldukça çekilmiş…




 
Derbent kayak merkezinin açılışı yıllar önce yapılmıştı hatta merkez yapılmadan önce dönemin belediye başkanının kayak merkezi yapılması için nasıl çabaladığına yakından şahit olmuştum. Dönemin Derbent Belediye Başkanı Hamdi Acar’ın ifadesinden Derbent’teki karın bir benzerinin Davos’ta bulunduğunu öğrenmiştik.
 
29 Ekim 2013 tarihinde Anadolu Manşet gazetesinde yazmıştım; Derbent’ten Davos’a…. Sadece kar da değildi Derbent’i çekici kılan; doğa yürüyüşçüleri, dağ bisikletçileri, yamaç paraşütçüleri ve araba sevdalılarının off-road maceraları Derbent’te kendine çekiyor… İster kendiniz zılın isterseniz arabanız, bisikletiniz… Burada her yer müsait zılmak size kalmış…




 
Derbent’ten yukarıya doğru tırmandıkça başı dumanlı dağların dumanları altında kalırken, manzaranın eşsizliği nefesimizi kesiyordu. Bir başka dünyanın kapılarını aralamıştık sanki… Asfalt yoldaki karlar temizlenmişti dolayısıyla araçlar için bir sıkıntı söz konusu değildi. Aslında merkez hafta sonları açılıyormuş ama sömestri tatili olduğu için hafta içi de açmışlar.
 
Aladağ Kayak Merkezi’ne vardığımızda sadece Konya’dan değildi gelenler; Gaziantep, Isparta. Antalya. İzmir, İstanbul, Ankara gibi illerimizden gelenlerin de olduğunu görünce şaşırdım doğrusu… Tepenin tam üzerinde bir bina var ama kapalıydı ve ne olduğunu kestiremedim. Bir altında ise çay ocağına benzer bir yapı… manzarası çok güzel ama köy kahvesi desem değil, kafe desem hiç değil… Neyse en azından çay içip, tost yiyebilirsiniz…
 
“Kayak merkezi” dediysem öyle telesiyej tesisleri falan beklemeyin daha bireyse çabalarla kaydıktan sonra düşe kalka tepeye geri tırmanmanız gerekiyor. Belediye kızak kiralıyor saati 250 TL… Para vermek istemeyenler ise evlerinden getirdikleri plastik leğenlere kurulup kar keyfi yapabiliyorlar. Büyük boy poşetleri veya büyük naylonların üzerine oturup kayanların da keyfi ayrı olmalı…




 
Benim gördüğüm kadarıyla alan çok büyük değil ve daha çok bakıma ve tesise ihtiyaç duyulduğu kesin. Ama ne olursa olsun Konyalının olduğu kadar çevre illerin de zılma ihtiyacını giderdiği yer olarak dikkat çekiyor…
 
Tabii Türk Milleti dağa çıkar da mangal yakmazsa ayıp olur… Sucuk ekmekçiler bir köşeye çekilmişler…
 
Haydi Konyalılar, plastik leğenlerinizi kuşanın, Aladağ Kayak Merkezi sizleri bekliyor, başka yerde kar yok, burada zılmanın da keyfi bir başka oluyor, bakın, dimedi dimeyin…
 
Davos’a gidemiyorsunuz bari Derbent’e gidin asgari ücretliler (!)… Davos’ta zılmış gibi olursunuz…
 
TAHİR SAKMAN
 
 
 

 

 

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız kişisel haklara ve yasalara uygun olmalıdır, yorumlarınızdan dolayı sorumlu olacağınızı lütfen unutmayınız.