ŞURADA BİRKAÇ YÜZYILIM KALDI

ŞURADA
BİRKAÇ YÜZYILIM KALDI
Karlı,
çok soğuk bir Konya akşamında… akşam ezanları okunurken doğmuşum, anam öyle
anlatmıştı…
Neler
yaşadım neler… radyonun lüks sayıldığı günlerden cep telefonlarına, gazocağı
iğnesinden bilgisayarlara, at arabasına binmek ciddi parayken şahsi
otomobillere… İdare lambalarından avizelere… hepsi iyiydi de… şu anamın
maltızının yerine koyduğunuz tüp gazlar ve üzerindeki düdüklü tencere olmasa
iyiydi… Kalaylı bakır tastan su içmeyi özledim…
Kuru
fasulyelerin tadını bozdunuz, onu anladık ithal, peki, etli ekmekten, küflü
peynirli çarşı böreğinden ne istediniz de hamurunu mayasız yapıyorsunuz?
Ama
hep ileriydi yürüyüşümüz; ufuklar bizim içindi…
Çok
yaşadım, şikayetçi değilim tabii ki… “Daha” diyorum ki “birkaç yüzyıl daha
yaşarım!..”
“Sonra”
diyorum “anılarım bu şehrin kaldırımlarına hani bir şiirimde “paslı jilet gibi
kaldırımların/ yüreğimi çizer sessiz duruşun” dediğim, kaldırımların
çığlıklarına emanet… Ay dolanınca yüreğime boğum boğum, altında ağlayanın ben
olduğumu bir tek onlar hatırlayacak…”
Sizler
olmazsanız tadı olmaz biliyorum; onun için kendinize iyi bakın, nice yaşlara
hep birlikte sağlık ve huzur içinde…
TAHİR
SAKMAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlarınız kişisel haklara ve yasalara uygun olmalıdır, yorumlarınızdan dolayı sorumlu olacağınızı lütfen unutmayınız.