MAZHAR SAKMAN’IN SES KAYITLARININ YAYIMI ÜZERİNE

MAZHAR
SAKMAN’IN SES KAYITLARININ YAYIMI ÜZERİNE
Geçenlerde
bir dostum yazmış özellikle türkü paylaşımlarımın altındaki beğeni azlığı
üzerine…
Merhum
babam Mazhar Sakman’ın türkü arşivini paylaşırken beğeni sayısını düşünüp
yayımlamıyorum. Kimseden de bir beklentim olmadı; tıpkı, hayatımın tüm
dönemlerinde olduğu gibi… Asıl beğeniyi, geleceğin edebiyat ve kültür tarihçisiyle
halk bilimcileri tarafından yapılacağını bilmenin onuru bana yetiyor.
Ben
sadece şehir kültürü adına üzerime düşeni yapmaya çalışıyorum ki bu üzerime
düşen kısmı tamamen kendi inisiyatifimdir. Ben de pekala saatlerimi bilgisayar
başında geçireceğime çıkıp gezebilirim, kendime zaman ayırabilirim elbette ama
kendimizi adadığımız Konya kültürü için hassaten türkü kültürü için pek çok
şeyden vazgeçip zamanımı böylesine önemli bir işe harcıyorum.
Tabii
ki zaman zaman aklıma gelmiyor değil; birkaç bin arkadaşım var ve bunların
tamamına yakın bölümüyle de ortak değerleri paylaşıyoruz. Bazen saatlerimi,
günlerimi harcayıp yayımladığım yazıların beğeni sayısına bakınca ister istemez
hüzünleniyorum… Bu aralar Facebook da paylaşımlarımı sanırım yeterince göstermiyor.
Benim için beğeni sayısından ziyade gösterim sayısı daha da önemli, baktığım
zaman 300-500 gösterim sayısı verilen bunca emeğin yanında oldukça düşük
kalıyor.
Belki
de ara vermem gerekiyor; çünkü kolay ulaştığımız zaman bazı şeylerin değerini
bilemiyoruz. Ulaşamadığımız veya zor ulaştığımız şeylerin değeri daha yüksek
oluyor nedense…
Asla
şikayetçi de olmadım, tek amacım türkülerin yitip gitmeden yayımıdır. Biliyorum,
onlar orada, bir gün internetin fişi çekilinceye kadar duracaklar.
Yayımların
arasına reklam da almıyorum, şehre mâl olmuş türkülerimizin gelecek kuşaklara
aktarılmasından da başkaca bir gayem yoktur.
An itibariyle 48 türkünün ses kaydını yayımladım. Başlangıçta 100'e yakın olan ses
kayıtları gerek dostların elinde bulunan kayıtları vermesiyle ve gerekse arşivimi
titiz bir çalışmayla incelemem neticesi kenarda köşede kalmış kayıtlarla 150’ye
yakın olacağını şimdiden söylemek mümkün.
Yayımladığım
bu türküler bittiğinde, Konya türkü kültürü için eşsiz bir arşiv ve kaynak
olacağının da bilincindeyim. Konya oturaklarında seslendirilen türkülerin külliyatı ilk defa böyle bir bütün halinde yayımlanıyor. Zaman zaman bazı dostlar benden kayıt istiyorlar,
onların bu taleplerini karşılayamadığım için üzgünüm; ancak yayımladığım mecralarda,
Youtube, Facebook veya blog sayfamdan bilgisayarlarına, tabletlerine,
telefonlarına indirip saklamaları mümkün. Ayrıca kayıtların altına hasbelkader
edindiğim bilgileri de eklediğimden onları da ayrıca kaydetmeleri bir bütün
olması açısından önemlidir.
80’li
yıllarda çok istedim; Mazhar Sakman hayattayken görüntülü kayıtlar
yapılarak türkülerimizin arşivlenmesini ama ne yazık ki hiçbir kurum tarafından ki buna üniversite
de dahil ilgilenilmedi. Günümüzde Nuri Cennet hayattayken bu yapılabilir ama
aynı duyarsızlık sürüyor. En azından meraklıların elinde bulunan ses ve görüntü
kayıtları kopyalanarak bir “Konya Türkü Bankası” kurmak mümkün… Tabii ki bu da
mümkün olmayacak, birkaç türkü sevdalısı insanın arşivinde türkülerimiz yitip
gidecek… Geleceğin folklorcusu tarihe not düşerken elbette şehrin kendi
türkülerine, ecdadının sesine sırtını dönmesini de kaydedecektir.
Yaşantımın
büyük bölümünü Konya türkü kültürüne adamış birisi olarak en büyük mutluluğum;
türkülerimizin otantik haliyle geleceğe intikal etmesidir. Bu amacımın kısmen
gerçekleşmesini görmek en büyük servetim olacaktır.
Konya’nın,
Konyalının yaşantısını anlatan türkülerimiz, inanıyorum ki kıyamete kadar
söylenecektir…
Ecdadımızın
sesleri, şehrin semalarında yankılanırken bizim payımıza düşen dinlemekten başka
ne olabilir ki?
TAHİR
SAKMAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlarınız kişisel haklara ve yasalara uygun olmalıdır, yorumlarınızdan dolayı sorumlu olacağınızı lütfen unutmayınız.