SERHAN ASKER VE KONYA
Konya kadim zamanların, medeniyetlerin başkenti
diyebileceğimiz bir yerde olan şehirdir…
Şehirden ötedir; insanların ilk yerleşik düzene geçtikleri
bir coğrafyanın ismidir. Alâaddin Tepesi’nden hangi yöne doğru adım atarsanız
atınız; attığınız her adımda karşınıza farklı bir doku, farklı bir tarih,
farklı bir kültür çıkar…
Konya’yı sınırlamak mümkün değildir; o bir ülkedir ayrı
bir dünyadır…
Hâl böyle olunca Konya insanını da anlamak kolay
değildir. Bu toprakları çiğnememiş, Kadınlar Pazarı’nı, Türbe Önü’nü yaşamamış,
Meram’da hıdrellez kutlamamış, Sedirler’de Sedirler Böreği, Sille'de tandır böreği, tahta siniye
böğrünü verip tahta kaşıkla düğün pilavı, gazete üzerinde etli ekmek, küflü peynir böreği, gecenin bir yarısı "yat geberlik" yememiş, Sille’de Şeytan Köprüsü’nü
görmemiş insanların Konya’yı, Konya insanını anlamasını beklemek doğru bir
düşünce değildir.
Konya’yı üç saatte anlatmak istiyorsanız en az üç yıl
çalışmanız gerekmektedir. Burası bir kasaba değildir; kadim medeniyetlerin
hoşgörüyle buluşma noktasıdır.
Sayın Serhan Asker Konya’daydı… Halk TV ekranlarından
canlı yayımlanan programda şehri anlattı konuklarıyla birlikte…
Şehir tabii ki bundan ibaret değildi ama elinden geleni
yaptı, teşekkür ederiz.
Eleştirilecek yanı yok muydu? Vardı elbet ama bu
yaptığı yayımı kötülemek anlamında değildir. İyi niyetiyle, imkânlar ölçüsünde…
İmkânlar daha çoktu elbet ama Serhan Asker sanırım ya ulaşamadı ya da yeterli
yönlendirilemedi. Arka planda neler yaşandığını da bilmiyoruz ama eminim çok
çabalamıştır. Daha farklı yönlendirmeler yapılabilirdi…
Konya yemek kültürü denildiği zaman aklımıza ilk
gelenler, Nevin Halıcı, Saime Yardımcı gibi isimler yemeklerimizi
anlatabilirdi. Alanda olan Ahmet Ergun ağabeyimiz de çok iyi anlatabilirdi.
Türkülerimizden birkaçını Fatih Çinioğlu arkadaşımız seslendirdi
ama gönlümüz isterdi ki tek enstrümanla değil de bir ekiple bunu yapsaydı daha
iyi olmaz mıydı?
Âşıklar Bayramı’ndan söz edilince… Feyzi Halıcı’yı
anmadan geçerseniz eksik kalacaktır. Ayrıca bu şehrin bağrındaki âşıklara da programda
yer verilebilirdi…
Oyunlara gelince… Bildiğim kadarıyla özel bir kursun
öğrencileriydi, anladığım kadarıyla Akşehir ilçemize ait olan oyunları oynadılar,
“Emmiler” gibi… yanlarına bir de Bozkır ekibi ekleyebilseydik?
Mevleviliğin anlatımını yeterli bulmadım ama program
çok çeşitli olunca… ama bir şey var ki bu çok doğru değildi; ulu orta sema
yapmanın bir mantığı yoktu. Sema; dans değildir, gösteri değildir; Mevlevi
tarikatının, yüzyılların imbiğinden geçip gelen kendi içinde kuralları,
disiplinleri olan bir ritüelidir, ayinidir... Hele hele Konya’da sıradan bir
şekilde yapmak doğru değildir…
Yapılan tanıtımın kötüsü olmaz, umarım Sayın Serhan
Asker bir dahaki gelişine daha kapsamlı olarak hazırlanır. Ona aslında çok hak
veriyorum; Konya’yı, Konya insanını anlamak, çözmek zordur; Konya asla sırrını
ulu orta yaymaz… Kendisini tebrik ediyorum şehrimize olan ilgisi için.
Yine bekleriz; bu şehirde anlatılacak daha çok şey var…
TAHİR SAKMAN

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlarınız kişisel haklara ve yasalara uygun olmalıdır, yorumlarınızdan dolayı sorumlu olacağınızı lütfen unutmayınız.