SERİKLİ ABDAL MEHMET NAZLI Bir ses… bir ses değil sadece yüreği yanık bir canın
feryadı sanki… Dinledikçe adamın içine işliyor. Nasıl bir yanıktır bu?
Ağzında dişleri eksik olsa da ne gam, o yüreğiyle söylüyor; keman mı ağlıyor
yoksa adamın kalbinden semaya doğru yükselen türkü mü? Altı yıl önce aramızdan ayrılmış Serikli Abdal Mehmet
Nazlı… Kemanı dizinde çalıyor, bunu çalma tekniğini daha önce Konya oturaklarında
da görmüştüm. Keman; yüreğe dokunan ibr çalgı, sesi direk ciğerlere işlediği için
ve o dönemlerde yaygın olan “ince hastalığa” yakalanmamak için kemanı göğsüne
değil de dizine dayayarak çalarlarmış… Serikli Abdal Mehmet Nazlı da öyle yapıyor. Yanında televizyonlarda sık gördüğümüz başarılı sanatçı
Uğur Önür… Güler yüzü ve kabak kemanesiyle onu her gördüğümüzde içimizi ısıtan
bir büyük sanatçı… Uğur Önür Bey’e ne kadar teşekkür etsek azdır, bu kaydı
yapmasaydı bu canı hiç tanımayacaktık… "Tokat Yaylası" isimli türküyü birlikte çalıyorlar ve o
ses yürekleri kavuruyor… Konya oturaklarında da okunan bu türküyü Serikli
ustadan dinlemek de ayrı bir ayrıcalık. Serikli Abdal Mehmet Nazlı, bir büyük halk sanatçısı…
Anadolu’da daha nice isimsiz halk sanatçıları, kendi zaviyelerinde türkülerini
okuyorlar, sessiz ama yakıcı…. Serikli bu büyük ustaya rahmet diliyorum. Tenler ölebilir
ama türkülerimiz hep yaşayacaktır…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlarınız kişisel haklara ve yasalara uygun olmalıdır, yorumlarınızdan dolayı sorumlu olacağınızı lütfen unutmayınız.