YAŞAM SEVGİYLE BAŞLAR

15 Mart, 2026

İLBER HOCA’NIN ARDINDAN



 


İLBER HOCA’NIN ARDINDAN
 
Türkiye bir büyük bilim adamını yitirdi…
 
Tabii ki arkasından çok konuşulacaktı; hayattayken yüzüne söylemeye cesareti ve yeterli donanımı olmayanlar elbette (!) hocadan sonra konuşacaklar kendilerine bir şey biliyormuş denilmesi için alan açmaya çalışacaklardı…
 
Ve öyle de oldu!..
 
Tüm dünyada tanınmış sayılı bilim adamlarımızdan biri olan merhum İlber Ortaylı hocamızı eleştirmeye çalışanlar, hocanın ne elitistliğini bıraktılar ne derinliği olmadığını hatta daha da ileri giderek yeni bir şey ortaya koyamadığını söyleme tuhaflığına düşerek aslında bana göre gülünç duruma düştüler…
 
Hayatlarında bırakın kitabı; iki satır araştırma makalesi olmayanların bile bu acizliğe düşmelerini ibretle okuduk. Bazı çevreler de ideoloji saplantılarından kurtulamadıkları için ahkâm kesmeye çalıştılar…
 
Okudukları, yazdıkları dile bile hâkim olamayanların, sekiz dil bilen bir insanı eleştirmeye kalktıklarına şahit olduk ne yazık ki…
 
İlber Hoca her şeyden önce bizim gibi bir insandı; elbette hataları da olmuştur ama bu onun değerinden bir şey kaybedeceği anlamına gelmez; bilakis insani yönünü gösterir. Hoca cehalete kızardı; nasıl kızmasın ki ellerinde her türlü imkân varken, okumayan, araştırmayan, kulaktan duyduğu yalan yanlış bilgilerle konuşanlara elbette kızardı. Tarihi, ideoloji gözlüğünden bakıp saptıranlara tabii ki kızardı…
 
Meram Belediyesi’nde çalıştığım dönemlerde, bir konferans vermesi için kendisiyle telefonda birkaç kez görüşme fırsatım olmuştu ama ne yazık ki bir türlü Hoca’nın takvimine uyamamıştık; çünkü çok yoğun bir insandı… O yumuşak ve kibar lisanı telefonda bile nasıl bir insanla karşı karşıya olduğunuzu hemen hatırlatırdı…
 
Yayımladığı kitapların sayısı ellinin üzerindedir ve defalarca baskıları yapılmıştır. Tarihçilerin kutbu Halil İnalcık hocadan feyiz alan ve kendini sürekli geliştiren İlber Hoca, genel kültür alanında da önemli bilgi sahibi bir insandı. Zeki ve çalışkan olmasının yanı sıra berrak hafızası da onun ne denli müstesna bir insan olduğunun açık bir göstergesiydi. O, ülkemizin yaşayan bir kütüphanesi, canlı hafızasıydı…
 
Böylesine donanımlı bir insanın her kesimden beğeni alması gerekirken… Bu bizim kronik hastalığımızdır, kolayca gömeriz…
 
Her ne olursa olsun Hoca’nın yeri gönüllerimizdedir… Eserleri ve naif kişiliğiyle her zaman ülkemizin bilim adamları listesinin başlarında yer alacaktır. 

Rahmet diliyorum, ışıklar içinde olsun…
 
TAHİR SAKMAN






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız kişisel haklara ve yasalara uygun olmalıdır, yorumlarınızdan dolayı sorumlu olacağınızı lütfen unutmayınız.