İLBER HOCA’NIN ARDINDAN

İLBER HOCA’NIN ARDINDAN
Türkiye bir büyük bilim adamını yitirdi…
Tabii ki arkasından çok konuşulacaktı; hayattayken yüzüne
söylemeye cesareti ve yeterli donanımı olmayanlar elbette (!) hocadan sonra
konuşacaklar kendilerine bir şey biliyormuş denilmesi için alan açmaya
çalışacaklardı…
Ve öyle de oldu!..
Tüm dünyada tanınmış sayılı bilim adamlarımızdan biri
olan merhum İlber Ortaylı hocamızı eleştirmeye çalışanlar, hocanın ne
elitistliğini bıraktılar ne derinliği olmadığını hatta daha da ileri giderek
yeni bir şey ortaya koyamadığını söyleme tuhaflığına düşerek aslında bana göre
gülünç duruma düştüler…
Hayatlarında bırakın kitabı; iki satır araştırma
makalesi olmayanların bile bu acizliğe düşmelerini ibretle okuduk. Bazı
çevreler de ideoloji saplantılarından kurtulamadıkları için ahkâm kesmeye
çalıştılar…
Okudukları, yazdıkları dile bile hâkim olamayanların, sekiz
dil bilen bir insanı eleştirmeye kalktıklarına şahit olduk ne yazık ki…
İlber Hoca her şeyden önce bizim gibi bir insandı;
elbette hataları da olmuştur ama bu onun değerinden bir şey kaybedeceği
anlamına gelmez; bilakis insani yönünü gösterir. Hoca cehalete kızardı; nasıl
kızmasın ki ellerinde her türlü imkân varken, okumayan, araştırmayan, kulaktan
duyduğu yalan yanlış bilgilerle konuşanlara elbette kızardı. Tarihi, ideoloji
gözlüğünden bakıp saptıranlara tabii ki kızardı…
Meram Belediyesi’nde çalıştığım dönemlerde, bir
konferans vermesi için kendisiyle telefonda birkaç kez görüşme fırsatım olmuştu
ama ne yazık ki bir türlü Hoca’nın takvimine uyamamıştık; çünkü çok yoğun bir
insandı… O yumuşak ve kibar lisanı telefonda bile nasıl bir insanla karşı karşıya
olduğunuzu hemen hatırlatırdı…
Yayımladığı kitapların sayısı ellinin üzerindedir ve
defalarca baskıları yapılmıştır. Tarihçilerin kutbu Halil İnalcık hocadan feyiz
alan ve kendini sürekli geliştiren İlber Hoca, genel kültür alanında da önemli
bilgi sahibi bir insandı. Zeki ve çalışkan olmasının yanı sıra berrak hafızası
da onun ne denli müstesna bir insan olduğunun açık bir göstergesiydi. O, ülkemizin
yaşayan bir kütüphanesi, canlı hafızasıydı…
Böylesine donanımlı bir insanın her kesimden beğeni
alması gerekirken… Bu bizim kronik hastalığımızdır, kolayca gömeriz…
Her ne olursa olsun Hoca’nın yeri gönüllerimizdedir… Eserleri
ve naif kişiliğiyle her zaman ülkemizin bilim adamları listesinin başlarında
yer alacaktır.
Rahmet diliyorum, ışıklar içinde olsun…
TAHİR SAKMAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlarınız kişisel haklara ve yasalara uygun olmalıdır, yorumlarınızdan dolayı sorumlu olacağınızı lütfen unutmayınız.