YAŞAM SEVGİYLE BAŞLAR

02 Mayıs, 2026

UYANIN DA TÜRKİYE'YE GİDELİM


 
tanik.net'teki yazım:

Tahir Sakman-Uyanın da Türkiye'ye gidelim




UYANIN DA TÜRKİYE'YE GİDELİM

Bu aralar futbolla yatıp kalkıyoruz; “kim, kimi yenmiş, şampiyon kim, o pozisyon yüzde bin beş yüz penaltıydı, ah hakem ah, federasyon nerede?..”


Takımınız galipse… dünya güzelleşiyor birkaç gün, birkaç saat ama… Ev kirası düşmüyor, taksitler azalmıyor bir türlü…


“Öyle bir çaktı ki tam doksana…” Havalara uçuyoruz; pazara gidene kadar… Fiyatları görünce ayaklarımız yere basıyor ve golü aslında kimin yediğini düşünmeye çalışıyoruz…


General Franco’nun “Üç F”sinden biri; futbol… Tam da istedikleri gibi oynanıyor zaten… Milyon eurolar havalarda uçuşuyor; topa düzgün vuruyormuş! Oysa bizim sırtımıza her gün neler vuruluyor neler… İyi ki nefes almak bedava… alabilirseniz tabii; çünkü nefes de aldırmıyorlar!


Şampiyon mu oldunuz, tabii ki hakkınız, sabahlara kadar arabalarla turlar atıp korna çalmak! “Benzin fiyatları?”  “Ne yani şampiyonluk indirimi yok mu? E, vallahi ayıp etmişler hem şimdi bunun sırası mı? Şampiyon biziz ya helal olsun!”


Olamadınız mı, alın size bir üzüntü mevzuu daha, dünya yıkılır tabii sizin takım şampiyon olamamışsa… “Eve ekmek, oğlana çizme, kıza ayakkabı… Nasıl alınacak şimdi? Servis ücretleri de ne kadar yükseldi böyle? Ah hakem yaktın bizi!”


“Bu hafta aldığımız galibiyetten haberi yok nedense! Yüce biberius yine zirveye oynuyor… Bizim takımda yok böyle santrafor… Ya domatese ne demeli, her maça salça olma huyundan bir türlü vazgeçmedi gitti.”


Top yuvarlak da hayat dört köşe mi? Kesin bir şey var; topu oynayanın hayatı dört köşe…


Topu oynayan da kazanıyor oynayamayan da… Ya tutarsa kolonları, hayallerinize bürünüyor, içinde bir tek siz yoksunuz. “Bir gol daha atarsak ücretlere zam yapılır mı?”


Aslında biz böyle çok iyiyiz, lay lay lom… “En büyük bizim takım, başka büyük yok!”
“O formayı “store”den alsaydım, yenilmeyecektik! Hanımın elbisesi artık öbür aya… Şunun şurasında bir maçımız var. Kombineler uçmuş… Olsun, bizim takım en büyük! Markete sonra mı gitsem, birkaç gün daha makarna yersek ölmeyiz değil mi? Bu deterjan fiyatlarına da ayar oluyorum; her gün zam yapılır mı ya hu?”


Dünya çok güzel, gol atınca daha da güzelleşiyor. Hayallerimiz çim sahalara gömülse de biz mutluyuz!


“O kadar yeniyoruz, enflasyon bir türlü düşmüyor. Çarşı, pazar ateş pahası, şampiyon bizim takım, çocuklar harçlık istiyor… Şu kasapla, manav var ya, bizim takımı sevmedikleri için ne zaman bir şey alacak olsam hemen zam yapıyorlar! Bunların yüzünden averajımız bozuldu?”


Bir an güzelleşiyor her şey, yoksa hiç uyanmasak mı, böyle iyi miyiz? “Bu “Var” hep bize mi var? Bir kere o buz gibi goldü, ne ofsaytı? Aidata bir daha zam yapılırsa ben de Var’a gideceğim!”


Hayalle gerçek birbirine karışıyor; taca çıkıyoruz, ofsayta düşüyoruz ve penaltılar bize kalıyor, vuruyor birileri; gol, gol, gol… Topla birlikte yapışıyoruz ağlara…


Her şey uyanana kadar; güneş doğunca ayın hükmü kalmıyor. Rüyaların hükmü, gün ışıyana kadar, uyansak mı ne? Haydi o zaman:


Uyanın da Türkiye’ye gidelim…


TAHİR SAKMAN

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız kişisel haklara ve yasalara uygun olmalıdır, yorumlarınızdan dolayı sorumlu olacağınızı lütfen unutmayınız.