YAŞAM SEVGİYLE BAŞLAR

14 Mayıs, 2026

DENİZLER DOLU UFKUMUZ


tanik.net'teki yeni yazım:


Tahir Sakman - Denizler dolu ufkumuz


DENİZLER DOLU UFKUMUZ


 Ortaokul yıllarımdı, kolejde din dersi öğretmenimize bir soru sormuştum…

68 kuşağının mücadele yıllarıydı, biz henüz çocuktuk, aklımız ermiyordu ama radyolardan, gazetelerden öğrendiklerimiz, ismini duyduklarımız vardı. Soru da bunun üzerineydi. Çok basit bir soruydu aslında ama yanıtı oldukça güç olmalıydı ki…

“Deniz Gezmiş’in suçu ne, niye arıyorlar” demiştim… Oldukça tepki almış ve anlamıştım ki böyle sorular sormak tehlikeliydi… Bu sorunun yanıtını yıllar geçtikçe okuyarak, öğrenerek hatta yaşayarak öğrenecektim…

Bir hıdrellez günü, bahara merhaba denildiği bir günde üç fidan… Oysa binlerce fidan yeşerecekti…

Ülkemizi bazen anlamakta çok zorlanıyorum. Sürgünleri yolmakta üstümüze yoktur, sürgünleri yolmak yerine onları filizlendirip, ülkenin hayrına kullanma imkânı her zaman varken…

Boğazımıza bir şeyler düğümleniyor, diyemediklerimiz nefesimizi kesiyor. İlla ki bir ideolojiye mensup mu olmak gerekiyor? İnsanlar sizi kolayca bir ideolojik aidiyete sokup, kategorize edip hakkınızda peşin hükümler verebiliyor…

Çok uzun zamanlar öncesi… Konya’da, basın toplantılarını takip ettiğim dönemlerde bazı arkadaşlar ben geldiğim zaman “komünist Tahir geldi” diyorlarmış ve ben bunu birkaç yıl önce öğrendiğim zaman çok şaşırmıştım. Adım komünist Tahir’e çıkmış ama benim bundan haberim yoktu! Nasıl bir komünistlik yapmışsam!.. Sanırım toplumsal içerikli yazı ve şiirlerimden dolayı olmalıydı… Meğerse bir tek benim haberim yokmuş komünist olduğumdan... 

Ya ondansınız ya bundan…

Ülkemizin yanındayız, aydınlıktan yanayız; tam bağımsız ve özgür yurttaşlar olarak, Yüce Atatürk’ün gösterdiği hedefe yürümek en büyük amacımızdır. İnancımız Atatürk’tür…

Pırıl pırıl gençlerimizi… Ankara Ulucanlar Cezaevi şimdi müze… Geçtiğimiz yıllarda gezmiştim, korkunçtu… Çıkışta beni karşılayan bir sehpa kanımı dondurmuş, günlerce etkisinde kalmış ve o masum ağacın hâl lisanıyla:

/dünyanın en talihsiz ağacıyım ben
dallarımda yeşerdi sonsuza üç fidan/ demiştim…

Onlar, taburelerini kendileri tekmeleyerek korkuyu,korkutmayı başarmışlardı.

Gençlerimizin ardından ağıtlar değil yaşam sevinci dolu aydınlık günlerin şarkılarını söylemeliydik… Umutlarımız hiç bitmedi; Denizler ufuklarımızı doldurdu, çünkü onlar hep bahardılar:
 
BAHARDILAR


Umudum sende çocuğum
Aydınlıktır yarınlar
Güneşin kucağında
Yok olur karanlıklar
 
Yeşerse de darağacı
Özgürlüktür tutkumuz
Sevgi barış türkümüz
Denizler dolu ufkumuz
 
Bahardı dikti başları
Yürüdüler sonsuza
Üç arkadaştılar
Yazıldılar yıldıza
 
Deniz Yusuf Hüseyin
Bir destandan kalanlar
Yarım kalmaz bu türkü
Nicesini çağırıyor analar


TAHİR SAKMAN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız kişisel haklara ve yasalara uygun olmalıdır, yorumlarınızdan dolayı sorumlu olacağınızı lütfen unutmayınız.