BİBER SADECE ACI OLSA KOLAYDI
tanik.net'teki yeni yazım:
BİBER SADECE ACI OLSA KOLAYDI
Çocukluğumuzda duymuştuk ilk, milattan önceydi sanırım…
Zeytinyağına, motor yağı karıştırıp satmışlardı. Türkiye günlerce bunu konuşmuştu ne ilkti ne de sondu bu olay ama benim hafızamda ilk olarak yer etmişti… Sonra neler neler katmadık ki…
Kırmızı bibere kiremit tozu, pirince plastik pirinç… kajuyu bile hamurdan üretip satma başarısı göstermiştik(!) sonra içinde bir gram bile süt olmayan peynir icat etmiştik, müthişti zekâmız!
Karabibere; nişasta, yer fıstığı kabuğu, bezelye ve tabii ki boya… Yeni öğrendim tuz da ekliyorlarmış ki ağır çeksin! Tüm bunların yanına sumak, kekik, tarçın gibi baharatları da ekleyebilirsiniz, hilede sınır tanımıyoruz. Eklenen boyalar kansorejenmiş kimin umurunda?
Süt yerine süt tozu koyuyorsunuz, biraz da bitkisel yağ koyun ki yağlı olsun peyniriniz! Sonra tarihi geçmiş bozuk peynirleri ve nişastayı da eklediniz mi alın size peynir… Hem de ne peynir; ülkemizin peynirde öne çıkmış bölgelerimizin adıyla vitrinlerde iştahımızı kabartıyor…
Baklavalara da Antep fıstığı yerine bezelye, nasıl uyuyor ama! Yedik mi, yedik…
Tereyağı mı, o daha da kolay; patates ve margarin karıştırdınız mı alın size halis muhlis tereyağı… Arıları bile bu işlere bulaştırıp suç ortağımız yapmadık mı? Peteklerin yanına şerbet koydunuz mu tamamdır. Arıların da işine geliyor hani, yakında hazır şerbet varken uzaklara gitmeye, çiçek aramaya ne gerek var? Tabii bu en masumu; bir de hiç arı görmemiş ballar var!
Alkollü mevzulara hiç girmeyeceğim zaten biliyorsunuz… Keza sucuk, kavurma da öyle!
Daha ne icatlarımız var bizim ama… artık devir değişti şimdi sebze ve meyveye de el attılar. Sınır kapılarından dönmese, vallahi de billahi de haberimiz bile olmayacaktı, şunun şurasında ne güzel içimiz rahat, yerli malı diyerek yiyip, içiyorduk…
Önce Rusya’dan sonra birçok Avrupa ülkesinden dönmeye başladı; en başta da narenciye ürünlerimizde tolere edilebilirin çok üzerinde ilaç kalıntıları çıkınca… E, ne yapalım, bu hayat pahalılığında çöpe mi gitsin, verin iç piyasaya…
Domates geri mi döndü, gönder sen abi, satarız… Nar, patlıcan ve nihayet biber…
Daha da vahimi, basına yansıyan haberlere göre saydığım son üç üründe zehir boyutuna varacak derecede ilaç kalıntıları çıkmış… Hani hormonlara da alışmıştık; tavukta, çilekte, domateste…
Verin iç piyasaya yeriz, ”biz Türk’üz abi, bize bir şey olmaz!”
Canımızı yakan o fiyatlar var ya, gümrüklerden bu dönenler olmasa fiyatlar öyle bir yükselecek ki elimizi bile süremeyeceğiz; hazreti domatese, bibere, mübarek patlıcana…
Bugünlerde mutlak butlan kelimesi hayatımıza iyice girmişken şu pahalılığa da bir mutlak butlan kararı alınsa, hiç de fena olmayacak!
Onun için demiştim; biber sadece acı olsa kolaydı ama artık zehirli…
TAHİR SAKMAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlarınız kişisel haklara ve yasalara uygun olmalıdır, yorumlarınızdan dolayı sorumlu olacağınızı lütfen unutmayınız.