tanik.net'teki yeni yazım:
GÜNEŞ VE DENİZ SİDELİDİR
Güneşin saçlarından dökülen ışıkları yıkadığı, Akdeniz’in tüm sıcaklığıyla sardığı bir prensestir Side…
Güneş ve deniz, bu topraklarda her gün yeniden buluşurken,kadim sevgili olduklarını unutup her gün yeniden âşık olurlar; çünkü aslında her ikisi de Sidelidir…
Agorada alıp sattığı sevgiden başka da bir şey değildir. Kral Yolu’nda yürürken mağrur ama bir o kadar da masum Side’nin, altın çağlarının aslında hiç geçmediğini, saçlarınızı ürpertilerle yalayan tuzlu suların ömrünüze ömür kattığında anlarsınız…
Apollon Tapınağı’nın sunağında, kendinizi hakikat aşkına boynunuzu uzatmış olarak bulursunuz. İçlerinde var olan “kendini bil” sırrı ayan beyan, beyaz bir bulutun güneşin ardına saklanması gibi sırlara bürünür. Görebilirseniz, görmüşsünüzdür…
Antik dünyanın tanrıları, attığınız her adımda yolunuzu keser; dünkü ihtişamlarının hatırına içinizde bir burukluk olsa da onlar, hâlâ efsunlu rüyaların efendileri olarak içimizde bir yerlerde gizlenmişlerdir.
An, yakamoz gibi yaşanır, bu ülkede…
Denizin ve güneşin kardeşliğinde, ânın büyüsü bin yılları aşar gelir ve içinizdeki antik sesleri yeniden duyarsınız. Side sahillerini yalayan bir rüzgâr, Kleopatra’nın nefesini taşır ve Roma’nın muhteşem çağları yankılanır hayallerinizde…
Kral Yolu’nda yürürken kral olmazsınız… taş yollardan süzülen seslerin ışığında, gözlerinizi kapatırsanız başlar yolculuğunuz; fetheden de fethedilen de siz olursunuz. Büyük İskender’e açılan kapılar, bir daha hiç kapanmaz…
Yaşam bir tiyatrodur artık; taş basamaklardan gökyüzüne uzanırken, kaç bininci yıldan sarkan bir replikle irkilirsiniz; bu sizsinizdir, kendinizi tanırsınız ve yeniden hep yeniden keşfe çıkmanın her türlü halidir içinizdeki heyecanlar…
Side; aslında antik bir sestir…
Şu köşede Herodot’tur seslenen; şu köşedeki tanrıdır, tanrıçadır; güçlerini kaybetmiş ama mermer sütunların üzerinde yaşamayı asla terk etmemişlerdir. Mermerin soğuk yüzünü ateşe çevirip mağrur bakışlarla ve biraz da merakla belki de acı bir ifadeyle bu çağa bakarken, bizlere hatırlatmak istedikleri; Side’nin dünü ve bugünüdür ve arka plandaki mesaj ise yaşamın kendi kulvarında yüzerken hep bildiği şeyi yaptığıdır:
Saatlerin alnına vurulan o gerçektir: “Tempus fugit“, zaman geçer…
Oysa insan, geçse de yaşar… Ara sokaklara girdiğinizde sessiz fısıltılar karşılar sizi. Toprağın altındaki gün ışığı açığa çıkar ve ansızın yakalanırsınız: Bir martı sizi kanatlarına alır,altın kumların üzerine sere serpe atar gider.
Geriye sizden ne kalırsa / kalabilirse…
Attığınız her adım, yeni bir keşiftir. Uzaklardan el eden çağrılar, sizi tılsımlı bir dünyaya davet etmez, gizli bir pranganın esiri gibi adımlarınız gönüllü olarak koşar… Hangi zamanın esiri olmayı seçerdiniz?
Dün, dün değildir; tıpkı, bugünün de bugün olmadığı gibi… Hangi yarını almak isterdiniz?
Siz rüzgârsınız, siz güneşsiniz ve siz burada altın kumların efendisi olursunuz, tarihi yazan sizsiniz; şu mermerin içinde asırlardır gizlenmiş duran Platon’un, Aristo’nun veSokrates’in…. Baldıran zehri, burada ölümsüzlük iksirine dönüşür. Ayaklarınızın dibine dökülen bir dünyanın içine saklanmayı seçersiniz. Asırlar artık size muhtaçtır…
Burası Side’dir:
Mağrur ama sevecen bir prensestir; güneşin ve mavinin ve yeşilin tonlarında özgürce dolaştığınız ülkedir. Side;Akdeniz’dir, güneş öteden beri buralıdır ve siz burada, asırların tozlu raflarından başka başka kimliklerle yeniden doğarsınız; çünkü aslında Side sizsinizdir…
Korsan gemisinden yayılan sarhoş şarkıların emanet öyküleridir, sulara dökülen… Hayalet bir gemi gibi yelkenleriniz kırık da olsa asırları dolanırsınız…
Alanya, Side, Antalya… Önceki haftamı, bu coğrafyanın efsanelerle örülü dünyasında geçirirken, Türkmen kültürünün altın bir çadırda hâlâ ayakta durduğunu da gözlemlemek;köklerimizin dinamizmini, kıl çadırların özgürlüğünde gökyüzüne uzanan bir başkaldırının izlerinde görürken,doğaya saygının da zirvesiydi.
Ülkemizin her karışında ayrı / aykırı yaşamların izlerini gördüğümüz zaman düşünmeden edemiyoruz:
Bizlerden yarına nasıl bir iz kalacak?
TAHİR SAKMAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlarınız kişisel haklara ve yasalara uygun olmalıdır, yorumlarınızdan dolayı sorumlu olacağınızı lütfen unutmayınız.