MAZHAR SAKMAN
TÜRKÜ HAZİNESİ 60 AKSİNE DÖNDERDİ DEVRAN-I FELEK (AKSİNNE) Eski dönem Konya
oturaklarında anonim halk müziği örneklerinden başka, âşık tarzı divan ve koşmalar
da okunurmuş. Divanlar, aruz vezni kalıplarında ve ağdalı bir dil ile
yazıldığından, zamanla Osmanlıca kelimeler yabancılaşmış ve unutulmaya yüz
tutmuştur. Son dönemde divan okuyan halk sanatkârlarımızdan Mazhar Sakman’ın
vefatından sonra, divanlarımız yok olma sürecine girmiştir. Milli veznimiz hece
vezniyle yazılan koşmaların Konya oturaklarında daha uzun süreli yaşaması
gerekirken ne yazık ki onlarda unutulmak üzeredir. Konya’nın Âşıklar Kâbe’si
olduğu yıllarda, Padişah III. Selim’in fermanı gereği: “Çiftçi ve bekâr
makûlesinden taşralıların” fazla kalamaması yüzünden, Konya’ya gelenler
arasında İbrahim de (1772-1845) vardır. [Bkn. Şemsettin Kutlu (Hazırlayan),
Şair Dertli-I, İstanbul, 1979, Tercüman 1001 Temel Eser: 133, s.13-14] İbrahim,
Hacı Asım Usta’nın işlettiği Türbe önündeki Sulu Kahve’de “Ocakçı” olarak
çalışmaya başlar. Sulu Kahve âşıklar kahvesidir. Saz ve söz meclisidir. Bu
ortamda beş yıl pişen İbrahim, önceleri “Lütfi” [İntihar teşebbüsünden] sonra
ise, “Dertli” mahlasıyla divanlar, koşmalar söyler: Nahnü kasemnâ’da
taksimde Mevlâ Bu noksan
kısmeti bana mı verdin Âleme safalar
eyledin a’tâ Derd ile mihneti
bana mı verdin [Bkn. A. g. e.,
s.218-219] Bu türkü aslında Dertli’nin bu şiiri ile okunmaktadır, ancak; daha
sonra başka bir güfte giydirilerek konu değişikliğine uğramış ve şiirin bazı
mısraları da hatıra olarak kalmıştır. Kaydın başında merhum
Sakman’ın 12 telliyle geçiş taksiminin ardından kendisine udi Cenap Kendi ve kanuni
Kazım Büyükşalvarcı eşlik ediyor. Ruhları şad olsun…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlarınız kişisel haklara ve yasalara uygun olmalıdır, yorumlarınızdan dolayı sorumlu olacağınızı lütfen unutmayınız.