YAŞAM SEVGİYLE BAŞLAR

17 Şubat, 2026

BU PAZARA NUR YAĞIYOR


 

BU PAZARA NUR YAĞIYOR
 
Kim dediyse “rağbet olsa bit pazarına nur yağardı” diye… gelsin de görsün nasıl rağbet var nasıl nur yağıyor…
 
Her hafta pazar günleri kuruluyor… ki ne kurulma ama… Bulunmaz Bursa kumaşı olsa bu kadar değerlenmez, inanın… ne ararsanız var burada ”derde devadan gayrı” diyemem haksızlık olur; sağlıkla ilgili olmasa da evinizin ve şahsi ihtiyaçlarınız için ne ararsanız burada bulabilirsiniz. Bazen onda bir bazen de iki misli fiyata da alabilirsiniz. Ama genelde oldukça ucuz bir pazar…




 
Öyle bir curcuna var ki sanki bir panayır... Hilafsız, yalansız; şişme monttan tutun, ayakkabıya, eşofmana, tişörte, saate, pantolona, cekete varana kadar ne isterseniz hem de inanılmaz fiyatlara… 200 liraya şişme montlar, ayakkabılar, sweatshirtler… 150 liraya kumaş pantolon, 300 liraya ceket yani 450 liraya takım elbise almanız mümkün hatta 50 liraya eşofman altı bulabilirsiniz… ikinci el değil bunların hepsi yeni fiyatları… ikinci el isterseniz onlar da var tabii…




 
Satıcılar da ayrı bir âlem; özellikle eskiciler öyle bir anlatırlar ki size sanırsınız daha fabrikasının piyasaya sürmediği hatta henüz üretmediği bir eşyadır!.. Yenisini alsanız bile bunun yerini tutmaz! Müstamel maldır, ayıbı çıkmış maldır! Kurulduğu eski koltuğun üzerinde mağaza sahibi edasında size tepeden bakanlara da rastlayabilirsiniz… Bulunduğunuz ortamlardan sıkıldıysanız mutlaka görmelisiniz. İnsanların nasıl yaşadığı hakkında da fikir sahibi olmanız mümkün. Ekonomistlerin hatta sosyologların kesinlikle  insan psikolojisini görmesi açısından mutlaka görmesi gereken bir yer. Öykücülerin buradan birkaç yaşam öyküsü çıkarması da mümkün… Bir tarafta hüznün bir tarafta yoksulluğun acı fotoğrafı önünüzde dans ederken içinizin acımaması mümkün değil…




 
Yaşam gibi; yeni ve eski; genç ve yaşlı bir arada, seçmek size kalıyor…
 
Hiçbir işe yaramaz hurdadan hatta çöpten tutunuz yeni bir şeylerin yanı sıra ciddi antikaların hepsinin de açık havada bazen yağmur sularının, çamurların bazen de sokak aralarına taşan bir ortamda sergilendiği mallar -giyim eşyaları hariç- son sahibini bekliyor.




 
Yeni ve eskinin bir arada yerlere serildiği, plaklar, kasetler, teypler, pikaplar, radyolar, oyuncaklar burada… İkinci el ev eşyaları; koltuklar, avizeler, ressamı unutulmuş resimler… Bisikletler… bir tek otomobil yok ama bu gidişle o da olur sanırım… Elektrik ve hırdavat malzemeleri, doğal taşlar… Aklınıza ne gelirse envaiçeşit…. Hem de bazen inanılmaz çok ucuz fiyatlara…




 
Şehrin eskicileri de burada tezgâh açıp hafta içi topladıklarını satıyorlar… Uzun yıllardır bu alana kurulan bu pazar artık çok revaçta… Ekonomik koşullardan olsa gerek bu günlerde mahşeri bir kalabalık tarafından geziliyor. Kimisi de benim gibi eğlence niyetine geziyor ki bir şey almadan çıkmanız biraz zor… binlerce objenin içinde mutlaka gözünüze bir şey takılıyor…


Bir anlamda da geri dönüşüm pazarı… Ekonomiye bir şekilde can veriyorlar, birçok eşyayı çöpe gitmekten kurtarıyorlar; bir vida, bir ayna, priz… bazen bir semaver, nargile, bir zamanlar muhteşem olduğunu hatırlatan bir müzik seti… Tabletler…


Kitaplar… Tahmin edebileceğiniz gibi alıcısının yok denecek kadar az olduğu, üzülerek söylüyorum ki hiç kimsenin bakmak için önünde bile durmadığı tezgâhlarda ağır melankoli türküsü söylüyorlar… 




 
Burası kelimenin tam anlamıyla bit pazarı…  Adı “Bit Pazarı” ama bit var mı yok mu bilemedim şimdi…Yeni Tellal Pazarı’nın dışına kuruluyor. Bir pazar günü gelirseniz, kelimenin tam anlamıyla nur yağdığına kendiniz de şahit olabilirsiniz…
 
TAHİR SAKMAN






 
 
 

 

 

 

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız kişisel haklara ve yasalara uygun olmalıdır, yorumlarınızdan dolayı sorumlu olacağınızı lütfen unutmayınız.