DÖNEN DÖNENE
tanik.net'teki yeni yazım:
DÖNEN DÖNENE
“Eğer bir rahatsızlığınız varsa resmi sağlık kuruluşlarından şaşmayın”
derim… Derim de sorun bakalım niye?
Koronadan sonra ‘çok şükür’ vertigo oldum, eyvallah! 5-6 yıldır
birlikte takılıyoruz ama ne takılma hatta daha çok o bana takılıyor… Kendimle
dalga geçiyorum, “koskoca dünya dönüyor, küçücük Tahir dönmüş çok mu” diyorum
ama yetmiyor…
“Biz Mevlâna torunuyuz; döneriz, dönmek bizim mayamızda var” diyorum, yine
kanmıyor!
Eskiden altı ayda bir ziyaret eder giderdi, şimdi yatılı misafirliği de
geçti temelli yerleşmek istiyor. İki aya yakın bir zaman diliminde benimle, git
desem de gitmiyor.
Sağa sola, yukarı aşağı bakmak yok… Robot gibi yürüyeceksin, TV,
telefon, bilgisayar yasak. Seyahat yasak… Stres yasak… Yahu, bu ülkede stressiz
yaşamak mümkün mü? Kafa bir milyon, yaşamaya / yazmaya çalışıyorum. Tüm
akşamdan kalmalar bana yüklenmiş sanki!
Her gün seçim sandığını… Kayyum atıyorum, yeni parti kuruyorum.
Parlamenter sisteme geçiyorum. Atatürk’ün emaneti olan Cumhuriyeti nasıl
yücelteceğimin hesaplarını yapıyorum, demokrasiyi daha ileri boyutlara
taşıyabilmenin, insan haklarını, tüm canlıların haklarını daha iyi
koruyabilmenin planlarını yapıyorum ve elbette ki yaşam hakkımızı, ekmek
hakkımızı savunmanın vazgeçilmez heyecanını da yaşıyorum ama bir şey var ki söz
pahalılığa gelince, tıkanıyorum; bir tek ona sözüm geçmiyor!
Dayanamadım, şaştım, düştüm; bir gaflet anında kendimi özel hastanede
buldum. Maşallah ücretler… Tahmin bile etmeyin, asap bozucu…
Doktorlar elbette emeğinin karşılığını alacak ama… Ödemeleri yapınca
kredi kartım bile vertigo oldu, benim vertigo da nirvanaya ulaştı! (Şaka şaka
şimdi daha iyiyim.)
“Gitmeseydin” demeyin lütfen… Gitmeseydin, yemeseydin, gezmeseydin…
bunun sonu “yaşamasaydın”a kadar gider!
Resmi sağlık kuruluşlarındaki doktorlarımızın nasıl özveriyle
çalıştığını biliyoruz, sorun sıra alabilmekte… Doktor sırası almanız da
yetmiyor sonra ultrason, emar (MR)… Özel kuruluşlar ise oldukça pahalı veya
bizim gibi düşük gelirli insanlara aşırı pahalı geliyor. Yazın ortasında
domatesin kilosuna yüz lira verince, aslında bir parça hak vermiyor da değilim;
belki de asıl sorun bizim ücretlerimizde… Belki de özel sağlık kuruluşlarını
tenzih etmemiz gerekiyor; cihazlar ithal, malzemeler dövizle… Ama Allah için
kısa sürede tedavi ediyorlar, cebiniz sağlamsa.
Bu durumda ya vertigo kabahatli ya da benim gibi hasta olanlar!
Aslında bu başka bir Türkiye’nin fotoğrafıdır; paranız varsa tedaviye
ulaşmanız çok kolay eğer yoksa randevu beklerken rahatsızlığınıza
katlanacaksınız. Bu arada rahatsızlığınız geçebilir veya tam tersi toprağa
emanet edilebilirsiniz.
“Adam sen de” diyemiyorum ama… ülkenin başı dönmüş, siyasette dönen
dönene! Kimi akçeli işlerle dönüyor kimi ikbal beklentileriyle, kiminin ne
sırrı varsa, açığa çıkmasından korkarak… Kırk yıldır “Kâni” bildiklerimiz
“Yani” çıkıyor ve biz artık şaşırmıyoruz bile!
Tahir’in başı dönmüş, çok mu?
TAHİR SAKMAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlarınız kişisel haklara ve yasalara uygun olmalıdır, yorumlarınızdan dolayı sorumlu olacağınızı lütfen unutmayınız.