YAŞAM SEVGİYLE BAŞLAR

13 Haziran, 2026

HİKÂYELERİYLE KONYA TÜRKÜLERİ KONSERİ



 


tanik.net'teki yeni yazım:


HİKÂYELERİYLE KONYA TÜRKÜLERİ KONSERİ
 
Bu şehr-i Konya çok enteresan bir şehirdir…
 
Üzerinde bin yılların izi vardır; sürebilirseniz, size öyle sırlar açar ki şaşırırsınız… Kendinizi evrenin merkezinde bulmanız işten bile değildir…
 
Muhafazakârız doğrudur; ama bu bağnazız anlamında değildir. Dini hassasiyetlerimiz her ne kadar yüksekse de hoşgörü bize Hz. Pir’den emanettir. Öncesi de vardır elbette… Eflatun-u İlahi (Platon) bu şehrin her köşesine bir iz bırakmıştır. Konya Ovası’nın bir iç deniz olduğu ve bu denizi Eflatun’un bir tedbirle kuruttuğu söylenir… Kadim bir şehirdir; birçok medeniyet geçmiştir, ortak özellikleri; hiçbir medeniyet, kendinden önceki medeniyeti dışlamamış aksine kendi medeniyetini, mirasçısı olduğunu varsayarak onun üzerine kurmuştur.
 
Türkülerimiz bile oldukça farklıdır; tezene vuruşundan tutunuz doğuş hikâyelerine varana kadar… Konya şehir muhiti musiki meclisleri diğer adıyla Konya oturakları, bir büyük harsın günümüze taşınmasının en önemli kaynaklarından bir tanesidir.
 
Seferberlik yıllarında önce damadını asker eder Alim(e) abla veya halkın taktığı isimle Alim Hoca… Arkasından kocası ve oğlunu da yollar… Yokluk yıllarıdır, Türk’ün ateşle imtihanı olduğu yıllardır.
 
Kadınlara cuma günleri evinde vaaz eden, onlara kendi yazdığı şiirleri, ilahileri okuyan Alim Hoca da tıpkı diğer Konya kadınları gibi, kadim bir başkentin kadını olarak başı her zaman diktir… Balkan harbinde damadını şehit vermiş gözyaşlarını içine akıtmıştır.
 
Konya’nın neredeyse her evine her gün bir şehit, bir gazi haberi gelmektedir ama o kadınlar, evlatlarının bu günler için olduğunun bilincindedirler.
 
Eşi ve oğlu Suriye (Filistin) cephesindedir Alim Hoca’nın… Oğlu Alişan’ın şehit haberi gelir… Bir sabah namazı sonrası pencereyi açar ve Menteşeli (Muğla, Aydın yöresinin genel ismi) olan komşu kadına hitaben seslenir de seslenir. Konya semalarından taşan sesini hâlâ duyabilirsiniz:
 
Menteşeli Menteşeli
Del’oldum derde düşeli
Üç yıl oldu yâr gideli
Kaldım evlerde yalınız
 
Loras’tan bir bulut ağdı
Sulu sepken karlar yağdı
Yolcularım hanlarda kaldı
Kaldım evlerde yalınız
 
Derviş olsam giysem hırka
Kimsem yok ki versem arka
Gönderdiler Şam’a Şark’a
Çekilmez derdim yalınız
 
Asker yolu ikidir iki
Giydikleri potin teki
Benim guzum gelmez mi ki
Kaldım evlerde yalınız
 
Bu coğrafyanın hüznü, yüreklerimizi her zaman yakmıştır ama boynumuz bükülmemiştir… Türkülerimiz, gümbür gümbür söylenmeye devam ettikçe de asla bükülmeyecektir.
 
13 Haziran Cumartesi günü saat 14.00’de Konya Yazarlar Birliği salonunda “Hikâyeleriyle Konya Türküleri” konserimiz var. Yüzyılların imbiğinden geçen türkülerimizi, hikâyeleriyle dinlemek ve Anadolu’nun bu kadim şehrinin büyülü dünyasına yüreklerinizi açmak isterseniz bekliyoruz. Şehir dışında olan dostlar, Youtube’da tyb-Konya adresinden de canlı izleyebilirler…
 
Türkülerimizi otantik haliyle çalıp, çağıran isimsiz kahramanlar: Divan sazı ve solist Hamdi Özdinasti, divan sazı Kürşat Ertürk, kanun Selman Seğmenoğlu, ud Süreyya Solak, ud Mevlüt Beyaz, ritim Veli Güçlü...
 
Ve bendeniz Tahir Sakman; 40 yılı aşkın bir süredir türkülerimizin peşinde koşan, türkülerimizin aydınlığını yarınlara aktarmaya çalışan bir Konyalı olarak, Konya oturak repertuvarının günümüze yansımaları olan türkülerimizin doğuş hikâyeleriyle, türkülerimiz hakkındaki genel bilgileri aktarmaya çalışacağım...
 
Bu müstesna konser; dünün ihtişamını günümüze taşımaya aday bir programdır ve bu kültür hazinesinin bir parçası olmak isterseniz, kalbimiz size her zaman açık olacaktır…
 
Bir türkü bazen binlerce öyküdür…
 
TAHİR SAKMAN



 
 
 
 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız kişisel haklara ve yasalara uygun olmalıdır, yorumlarınızdan dolayı sorumlu olacağınızı lütfen unutmayınız.