Karatay Belediyesi ve Yazarlar Birliği Konya Şubesi tarafından düzenlenen ve bu yıl 26 Eylül 2026 tarihinde 15.'si gerçekleştirilen Uluslararası Mevlâna Şiir Şöleni'nde yaptığım kısa konuşma ile okuduğum şiiri paylaşıyorum.
Programın tamamını izlemek isteyenler Youtube'tan Yazarlar Birliği Konya adresinden izleyebilirler.
Bir
Konya çocuğu olarak; Huzur-u Pir’de, Hz.
Pir’in asitanesinde, mutasavvıf bir hakikat şairinin, gönül erinin huzurunda ve
hemen yanı başımızda merkadi bulunan üstadım Âşık Şem’i'nin huzurunda şiir
söylemekten ar ederim; ancak Filistin’de yaşanan ve bir soykırıma dönüşen
insanlık dramına da sessiz kalamazdım. Yıllar
önce bir Kudüs seyahatimde El Halil’de okul çıkışı küçücük çocukların attığı
cesur taşlar ve İsrail askerlerinin sıktığı çaresiz mermiler bendenizi çok
etkilemişti. O küçük taşlar öylesine büyüktü ki bir gün bu feryadı duymayan
“tek dişi kalmış canavarlar” bu ağır taşların altında ezileceklerdir. Hz.
Pir’in ve Âşık Şem’i’nin manevi aflarına sığınarak Filistinli çocuklara ithaf
ettiğim bir şiiri takdirlerinize sunuyorum. İNSANLIK
AĞARMAZ -filistinli
çocuklara- el
aksa ağarır gün ağarmaz harem’de
sabah yoktur filistin
sürgündür kendine ve
çocuklar ebabil kuşları yürekleri
büyük taşları
daha da büyük ağır
mı ağır yüreğimde batı
şeria’da el halil’de gazze’de çocuk
taşlar duadır / gökyüzünde duvarların
ardında saklı insanlık
kan revan utançtır
esarettir umutlar yasaklı filistinli
yaşamak keskin bir bıçaktır ağır
müslümanlar ağır uykularda oysa
güvercindir çocuklar uyumaz özgürlük
türküsüdür yalın ayak hasretle
titreşen derin sularda kubbet-üs
sahra ağarır insanlık
ağarmaz muallak
taşı gibi duygular ayakta bir
mermi ilişir gözüme adresi
belli değil bir
silah patlar insanlık
öldü mü ne ezanlar
ağarır gün ağarmaz özgürlüktür
barıştır yükselir yücelerde filistinli
çocukların erişeceği yerde TAHİR
SAKMAN
ATA’MIZA MİNNETLE Bugün güzel İzmir’imizin kurtuluş günü… Bir başka ifadeyle; yedi düvelle savaşan Türk’ün, içerdeki ve dışardaki
düşmanlarını, şanlı Türk süvarilerinin atlarının nallarında çakan şimşeklerle
denize döktüğü günün 104. yıl dönümü… Sadece Yunan değildi; tüm lojistik desteğiyle İngiliz’i de yenmişti
kahraman ecdadımız… O gün Türk süvarilerinin atlarının nallarında çakan şimşekler; günümüzde
de yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor… Yüce Atatürk’e, silah arkadaşlarına ve tüm şehitlerimize minnet ve
şükranlarımızı sunuyor, rahmetler diliyoruz. TAHİR SAKMAN
32 yıl önce bugün, türkü dolu dünyasını bizlere emanet
ederek aramızdan ayrıldı; Konya türküleri altın zincirinin son halkalarından babam
Mazhar Sakman…
Ah sevgili babacığım; sanki yaz, kış üzerinden
çıkarmadığın pardösünü ve yeleğinin cebinden sarkan altın kösteğini sallayarak çıkıp
gelecekmişsin gibi…
Kadı biçimi, çift taraflı astarlı pantolonunla, başından
hiç çıkarmadığın takkenle şu köşeden çıkacakmışsın gibi…
Konya türkü kültüründe bıraktığın derin izleri yüreğimizde
taşıyoruz ve babaannem Vesile Hanım'ın açtığı sanat yolunda; müzisyen abim Vedat, ressam kız kardeşim
Vesile ve ben naçizane geleceğe emanet ettiğim şiirlerimle, yazılarımla,
kitaplarımla sürdürmenin onurunu yaşıyoruz.
Ah babacığım, sen gelmeyeceksin biliyoruz; belki de bizim
sana gelme vaktimiz yaklaşmıştır, kim bilir?
Ruhun şad olsun, türkülerin çağrıldıkça yaşayacaksın…