27 Mayıs, 2022
25 Mayıs, 2022
TIRNAĞIN VARSA BAŞINI KAŞI

Foto: Tahir Sakman. Şeftalinin 1 TL olduğu mutlu günlerden, yıl 2013...
“Madem markete gidemiyoruz, biz de pazara gideriz”
dedik…
Demez olaydık… Güya yaz geliyor ve fiyatlar düşüyor… Pazar
arabasını 400 TL’ye doldurmanın sevinci mi utancı mı yoksa hıncı mı desem
bilemedim…
O da çoğu yarımşar kilo, karpuzu çeyrek alarak… bir
patates ve soğanı üçer kilo alma cesareti gösterdim o kadar…
Dişe dokunan; ev yapımı yarımşar kilo yavan ve yağlı
peynir, bir de yoğurt… Hepsi bu…
“Freni patlamış kamyon gibiyiz” demek yetmiyor artık…
Herkes kafasına göre takılıyor… Fırsatçılar, günün ruh
haline göre fiyat koymaya başladılar, nasılsa denetim yok, nasılsa kriz var…
Vatandaşa “halin ne” diye soran yok, iktidarın halkla
bağı kopmuş, haberleri bile yok…
Kimileri ikişer, üçer maaşlarla gül gibi geçinip
gidiyorlar…
Emekliler iflas etti, korkularından evden dışarı
çıkamıyorlar artık. Seslerini duyurabilecekleri bir merci de yok…
Babam “tırnağın varsa başını kaşı” derdi…
Hırsımızdan tırnaklarımızı kemirmekten, başımızı
kaşıyacak tırnak bile kalmadı…
TAHİR SAKMAN

24 Mayıs, 2022
BETON AŞKINA
Alâaddin Köşkü’nün şemsiyesini yıktınız yerine bir
ucube yapı kondurdunuz… Şimdi o da yıkılıp yerine uluslararası bir yarışma
açılıp orada birinci olan yapılacakmış… Niye, bizim mimarlarımız yok mu? Peki ya
harcanan, savrulan, boşa giden milyon liraların hesabı kime yazılacak?
Mevlâna Çarsısı yıkıldı… Yerine yine binalar yapıldı… Madem
bina yapacaktınız çarşıyı tıraşlasanız olmaz mıydı? Otoparkını niye yıktınız,
biz bu kadar zengin miyiz? Binadan çıkan demirleri gördünüz mü, ya betonları?
İçiniz sızlamadı mı?
Belediye binasını yıktınız… aslında çok zor yıktınız;
çünkü bayağı bir sağlammış… depremde hasar görmüş… Yerine kütüphane
yapılacakmış, peki güçlendirip kütüphane yapsanız olmaz mıydı?
Har vurup harman savurmak…
Mevlâna Türbesi’nin önündeki yeşil alanları yok
ettiniz; sebep? Alan sulanırken temele gidiyormuş… İlahi… Ya hu, drenaj diye
bir şey var duydunuz mu?
Sonra Yeşil Türbe’nin çinileri… asırlık çinileri
değiştirdiniz, üç ay sonra dökülmeye başladı… sorumlu ortada yok, boşa giden
paralar bir yana prestij kaybı… kimse üzerine alınmasın, tek kabahatli benim;
özür dilerim tüm Konyalılardan… İstifa etmeyi de düşünüyorum bir sorumlu
olarak!
O tramvay oralardan geçtiği sürece ne Alâaddin Tepesi ne Karatay Medresesi ne İnce Minare ne İplikçi Camii ne Selimiye Camii ve ne de Mevlâna Türbesi
ayakta kalamayacaktır biline…
Yetti mi? Tabii ki de yetmez…
Eski stadyumu yıktınız oysa etrafına pekâlâ yeşil alan
yapabilirdiniz ama olmaz yıkmayı çok seversiniz, betonu da… para da çok
nasılsa, harcayın gitsin…
Haydi Alâaddin Tepesi’ndeki orduevini yıktınız, onu anladık ama ya karşısındaki sapasağlam karargâh binasını niye yıktınız? En azından üniversite öğrencilerimize yurt yapılamaz mıydı?
23 Mayıs, 2022
YAKIŞIR BEYİM
YAKIŞIR BEYİM
Sizinkinde
mutluluklar ışır,
Gözlerimiz
bizim, hüzünler taşır.
Takılmayın;
açız diye sakın ha,
Size doymak,
bize şükür yakışır!
Ellerimiz
yolunacak kazdadır,
Kazlar ise yolundukça
hazdadır.
Sizlere
verdikçe vermiş Allah’ım,
Şükürsüzüz; her
kabahat bizdedir!
TAHİR SAKMAN
19 Mayıs, 2022
AYNI GEMİDEYİZ ATAM
AYNI GEMİDEYİZ ATAM
Ⅰ
bandırma yola çıktı bugün
vatan düşmana mı kalacak
gözleri çakmak çakmak
yüreğinde ateş
bir sevda ki samsun’da alev alacak
/atatürk’tür özgürlüğün adı
kim boğmak istediyse
yedi bu tokadı/
Ⅱ
çıldırsa karadeniz
dalgalar kudursa
yıldızlardan pusulamız
yükümüz kutsaldan kutsal
yolumuz gökyüzü dolu
bandırma’da bir adam
milletinin neferi
gözlerinden ateş dökerek
yürüdüğü zaman
peşinde bir vatan
güneşe dek yürüyecek
oy karadeniz
sen köpüklerini gelin başı gibi sun
bu millet
karanlığın sesini yırtarak
haykırdı
zamanın öncesinden
atam geliyor atam
/atatürk’tür özgürlüğün adı
kim boğmak istediyse
yedi bu tokadı/
Ⅲ
samsun’da ilk adım
cihanı titretmiştir
ne şanlı çizmedir o
düşmanı o gün ezmiştir
samsun’da ilk adım
yer oynadı yerinden
sığmadı da cihana
ses verdi yüreğinden
bundan gayri tanımayız
ne padişahı ne mandayı
kimi kaçar denizaltıyla
kimi bağrında siper açar
yediden yetmişe halkıyla
çünkü o en büyük türk’tür
çünkü o atatürk’tür
analar bacılar kızlar
cepheden cepheye koştular
sağ olmadan vatan
ölmek haram
kanadı kırık tekersiz kağnılar
yetişemedi size rüzgârlar
kaderimize süngü taktık
kazma kürekten destanlarla
ülkümüzü yıldızlara çaktık
uçtuk süvarilerle izmir’e
biz o gün hepimiz
kordon’da dalgalanan bayraktık
aynı gemideyiz atam
milletin taktı rütbeyi
sanma fırtınalar dindi
türk’ün adı durdukça
devrimlerin sürecek
milyonlar sen şimdi
düşmanın hayının tepesine tepesine
en ücra köşesinden kopup gelen
vatanın taşıyla toprağıyla bineriz
çünkü biz atatürk’ün erleriyiz
/atatürk’tür özgürlüğün adı
kim boğmak istediyse
yedi bu tokadı/
TAHİR SAKMAN
15 Mayıs, 2022
İKİMİZDEN BİR YALAN
İKİMİZDEN BİR
YALAN
inandığım bir
yalandın sen
gerçeğini
düşlemediğim
gölgelerin
koynunda sevişirken hüzünler
büyürdün
kalbimde düğüm düğüm
mum gibi erimiş
şimdi o yıllar
eski aşklar
eski şarkılara kaldı
ne zaman dönsem
geriye
anladım hepsi
masaldı
unuttuğum bir
yerde belki yeniden
çıkarsan
karşıma dayanamam bilirsin
yine severim
eskisinden beter
ayıramam seni
gecelerimden
seninle başladı
her şey
yokluğun bile
güzel
saatler geçe
kaç varken
ruhumda ismin sarhoş
bir gazel
ikimiz bir
yalandık
gerçeğe
dönemedik
ben erkenciydim
sen geç
zamana sus
diyemedik
şu mehtap şahidimdir
gökyüzünde
dolandık
itiraf ediyorum
sevgilim
biz çok güzel
bir yalandık
TAHİR
SAKMAN
14 Mayıs, 2022
ADALET
ADALET
Birlikte yürünendir yol
Omuz omuza yürek yüreğe
Çocuklardan cıvıl cıvıl
Ses bırakmak geleceğe
Korkmuyoruz karanlıktan
Adalet herkes için
Ve daha çok demokrasi
Başka yol yok ülkem için
TAHİR SAKMAN
12 Mayıs, 2022
ANAN EKMEĞİNE YAĞ SÜRSÜN!
ANAN EKMEĞİNE YAĞ SÜRSÜN!
Hayatı anlamadınız; kendi ömrünüzü heba ettiğiniz yetmedi, ömürleri de heba ettiniz... Konya'da bir deyim vardır; yapılacak bir şey kalmayınca veya emekler boşa gidince söylenir:
"Haydi git de anan ekmeğine yağ sürsün!"
Şimdi ekmeğinize yağ sürecek ananız da kalmadı...
TAHİR SAKMAN
06 Mayıs, 2022
BAHARDILAR
BAHARDILAR
Umudum sende
çocuğum
Aydınlıktır
yarınlar
Güneşin kucağında
Yok olur karanlıklar
Yeşerse de
darağacı
Özgürlüktür tutkumuz
Sevgi barış
türkümüz
Denizler dolu ufkumuz
Bahardı dikti
başları
Yürüdüler sonsuza
Üç arkadaştılar
Yazıldılar yıldıza
Deniz Yusuf
Hüseyin
Bir destandan
kalanlar
Yarım kalmaz bu
türkü
Nicesini çağırıyor
analar
TAHİR SAKMAN
04 Mayıs, 2022
MÂNİLER ÜZERİNE
![]() |
| Ramazan Mânileri kitabımın 2003 yılında yapılan 2. baskısının kapağı |
MÂNİLER ÜZERİNE
1980’li yılların başlarındaydı diye hatırlıyorum ilk
yazdığım mâniler ve onlar Konya Postası gazetesinin birinci sayfasında, her gün
bir dörtlük olarak yayımlanmıştı.
Sonraki yıllarda yazmaya devam etmiştim ve dörtlük sayısını beşe çıkarmıştım. Konya’nın birçok gazetesinde uzun yıllar
yazdım; Konya Postası, Yeni Meram, Yeni Gazete… ve artık kitaplaştırmanın
zamanı gelmişti; dönemin Karatay Belediye Başkanı Mehmet Şen “maniler
kaybolmasın” diyerek Karatay Belediyesi olarak basımını üstlendi. İlki 2002
yılında “Ramazan Manileri” ismiyle yayımlanan kitabın ikinci baskısı 2003
yılında gerçekleştirildi.
Telif olarak ramazan mânileri üzerine yayımlanan
sanırım ilk kitaptı. Sonraki yıllarda yine yazmaya devam ettim. Anadolu Manşet
ile Konya Yenigün gazetelerinde de yayımlandı.
Ramazan mânilerim “Ramazan Davulu, “Ramazan Manileri”,
“İftariye” gibi farklı isimlerle yayımlandı. Siyasilerin yanında şehrin sanatına,
kültürüne emek vermiş isimlere de mâni atmaya çalıştım. Özellikle dönemin
siyasi olaylarına göndermeler yaptığım mânilerin ciddi anlamda; ülkenin sosyo-ekonomik
durumunun yanı sıra psiko-sosyal durumunu da ortaya koyması açısından da ilginç
olacağını düşünmüştüm. Ve bunun doğru olduğunu da mânilere yapılan yorumlardan,
üzerine yazılan yazılardan anlıyorum. Edebiyat dünyasının yanı sıra sosyoloji araştırmaları
içinde de bir yer edineceğini düşünüyorum.
Bu arada beni üzen durumlar da olmadı değil tabii… en çok
üzüldüğüm konu ise 2017 yılında bir arkadaşım, bir gazetede “ramazan sayfası”
hazırlayacağını ifade ettikten sonra eski manileri yayımlamak için izin istediğinde,
ben de “kendimi tekrar etmek istemem, yenisini” yazayım dedim ve ramazan boyunca
yazdım. Mâniler arasında gazetenin yazı işleri müdürü olan arkadaşa da mâniler
yazdım. Bayramdan sonra tesadüfen karşılaştığımızda mânilerden söz ettim. “Gördüğünü”
söyledi, “sana da yazmıştım” dedim ama “görmediğini, gidince bakacağını”
söyleyince çok üzülmüştüm… Haberi bile yoktu…
Bir başka üzücü durumu ise şöyle yaşamıştım; daha önce yayımlanan
mânilerim tekrar yayımlanıyordu ve bazılarının değiştirildiğini saçma sapan bir hâle
sokulduğunu merhum Seyit Küçükbezirci’nin telefonuyla haberim oldu. Gazetenin
yazı işler müdürünü arayarak mânilerin yayımını durdurmuştum. Halbuki bana
söyleselerdi yenilerini yazardım, telefon etmeye, istemeye tenezzül edilmiyordu
ama mânilerim benden izinsiz yayımlanıyordu, buna da çok üzülmüştüm…
Bu ramazan ayında yine yazmak istedim uzun yıllardan
sonra… ve bunu kendi blog sayfamın yanı sıra sosyal medyada Facebook ve İnstagram’da
yayımladım. İçinde bulunduğumuz zamlardan mülhem bir kelime oyunu yaparak “RamaZAM
MÂNİLERİ” ismiyle 30 ramazan, günde en az beş mâni olmak üzere bazı günler on
mâninin de üzerine çıkarak, geniş hacimli olarak yayımladım. Özlemişim mâni
söylemeyi…
Bu mâni atma/söyleme geleneği bana babaannem Vesile
Sakman’dan miras kalmıştır, rahmet olsun…
Bazı günler çok beğeni aldı bazı günler oldukça
düşüktü beğeni sayısı… insanların bazı manilere beğeni koymaktan çekinmesini
içinde bulunduğumuz siyasi çalkantılardan, endişelerden anlayabiliyorum.
Geleceğe bir mesaj sunmaktan dolayı ben üzerime düşeni
yaptığımı sanıyorum. Gelecekte ismim şehrin edebiyat, kültür dünyasının bir kenarında
anımsanırsa daha çok mutlu olacağım. Ama tabii ben o zaman burada olmayacağım
için…
Her neyse…
Yaşadığım müddetçe şiir, mâni söylemeye, yazmaya devam…
bundan büyük keyif alıyorum ve hiç kimseden de bir beklentim yok. İster
görülsün ister görmezden gelinsin.
Vallahi hiç umurumda değil; gören de sağ olsun,
görmezden gelen de…
Bayramın bu son gününde; şeker tadında nice bayramlar
geçirmenizi dilerim. Sevgi ve barışın gölgesi her zaman ülkemin ve tüm dünya insanlarının
üzerinden hiç eksik olmasın…
Umutlarımız her zaman taze, tıpkı Nazım’ın dediği gibi;
/Güzel günler göreceğiz çocuklar
Güneşli günler
Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar
Işıklı maviliklere süreceğiz/
TAHİR SAKMAN
01 Mayıs, 2022
RamaZAM MÂNİLERİ 2022 (30)
Bayramlığı
aldın mı
Düşünceye
daldın mı
Fiyatları
görünce
Sen de kala
kaldın mı
Lokmaları
yuttun mu
Oruçları tuttun
mu
Yarın bayram
günüdür
Yoksa sen
unuttun mu
Yazmasam
unuturduk
Bir ramazan
koşturduk
Kusurum
bağışlayın
Manilerle
coşturduk
Karşıdaki
hocamdır
Halkla olan
adamdır
Bizler çoktan
unuttuk
Bayram size
bayramdır
Taşlarım baş
yardı mı
Mâniler uyardı
mı
Eşiniz son
iftara
Tahin pekmez kardı
mı
Sevgiyle
dokudunuz
Barışı
soludunuz
Ramazanda
mânileri
Bıkmadan
okudunuz
Bu diyardan
giderim
Olmazsan ne
ederim
Sabırla
okudunuz
Teşekkürler
ederim
Hem göze hem
dizedir
Tüm kusurlar
bizedir
Sanaldaki
dostlarım
Saygılarım
sizedir
Bayrama erişelim
Gönülden
sevişelim
Mevla ömür
verirse
Seneye
görüşelim
Mânileri
bilerim
Gözlerimi
silerim
Ramazan zamlı
geçti
Zamsız bayram
dilerim
Herkes gülsün
bayramdır
Bize düğün
bayramdır
Otuz oldu
orucum
Yarınki gün
bayramdır
TAHİR SAKMAN
30 Nisan, 2022
RamaZAM MÂNİLERİ 2022 (29)
Vatandaşı üzeni
Acı çizmiş
deseni
Bize yaşam
hakkı yok
Düzen zengin
düzeni
Oyumuzu aldılar
Her gün bir zam
saldılar
Benim ahir
ömrümden
Yirmi yılı
çaldılar
Düşürdü bizi
dara
Gelince
iktidara
Biraz merhamet
beyim
Simit olmuş
dört lira
Yiyemedik bir
bakla
Zam yapıyor ne
hakla
Bir şey bulsam
ucuza
Atacağım bin
takla
Kültür Park
taştı doldu
Konyalılar
kovuldu
Sığınmacılar
geldi
Konya Suriye
oldu
Bilmem nasıl
etmeli
Misafirlik
bitmeli
Suriye’de savaş
yok
Sığınmacı
gitmeli
Alıyoruz biz
hava
Yoktur sizde
bir deva
Ulaşım bize
paralı
Yabancıya
bedava
Siz yolcu
bizler hancı
Yetsin artık bu
sancı
Kendi ülkemizde
biz
Olduk şimdi
yabancı
Alıyoruz biz
hava
Yoktur sizde
bir deva
Ulaşım bize
paralı
Yabancıya
bedava
Siz yolcu
bizler hancı
Yetsin artık bu
sancı
Kendi ülkemizde
biz
Olduk şimdi
yabancı
Ağam geziyor
tok tok
Yabancıya var
çok çok
Emekliye
gelince
Diyor ağamız yok
yok
Söz söylemen
arife
Ne gerek var
tarife
Yirmi dokuzdur
oruç
Yarınki gün
arife
TAHİR SAKMAN
29 Nisan, 2022
BÖREK DESTANI
BÖREK
DESTANI
Sayın
dostum sen buyur gel
Yiyeceğin
börek olsun
İster
yağlı ister kuru
İsterseniz
gevrek olsun
Kakırdakla
küflü peynir
Dostlar
ile güzel yenir
Acıkana
buyur denir
Duble
çoktur çeyrek olsun
Şöyle
durup sıkmalıdır
Tereyağı
akmalıdır
Dostlarımız
bakmalıdır
Sık
yemesin seyrek olsun
İçi
gıysın bizim hanım
Kurban
olsun benim canım
Sağım
solum dört bir yanım
Böreklerden
direk olsun
Unutma
eski kıymayı
Kakırdak
soğan koymayı
Yerken
unutsam saymayı
Duran
yalnız yürek olsun
Anlı
şanlı heyecanlı
Börek
olsun yedi canlı
Yemek
için delikanlı
Beş on
tane gerek olsun
Böreğin
üstüne pekmez
Meram Çayı
olsa yetmez
Dostlar
kusura bakmaz
Üzüm
hevenk hevenk olsun
Kardeşiniz
sizi bekler
Börek
derken yürek tekler
Koltukta
pişen börekler
Cenazeme
çelenk olsun
Muhabbettir
sağı solu
Yolumuzdur
sevgi yolu
Börek
için kıyma dolu
Kırılacak
çömlek olsun
Dervişozan
neler desem
Dostlar
ile ben de yesem
Çıkmaz
ayda yedirmezsem
Yiyeceğim
değnek olsun
DERVİŞOZAN
(TAHİR SAKMAN)
RamaZAM MÂNİLERİ 2022 (28)
Şu karşıdan
gelen yâr
Elinde yeni
bahar
Son kuşu da
uçurduk
Bayram sonu
nikah var
Hem baharım hem
yazım
Kırılır şimdi
sazım
Sıra doktora
geldi
Evlenecek son
kızım
Kızımın adı
Meltem
Doktordur onlar
hem
Uğur’ludur
inşallah
Mutlu olun siz
her dem
Gözlerimi
silerim
O gülerse
gülerim
Yuvasında bir
ömür
Mutluluklar
dilerim
Aradım birçok
yeri
Bulamam böyle
eri
Lazım oldu
iftara
Var mı pudra
şekeri(!)
Atamam onlara
taş
Onlar kutlu
birer baş
Ekrem Bey
İstanbul’da
Ankara’da
Mansur Yavaş
Tertemiz iki
niyet
Haydi sen de
dua et
Yandaşlara
değil de
Ediyor halka
hizmet
Değiliz bizler
keriz
Çalışanı
biliriz
Konya’ya ilk
seçimde
Böyle başkan
isteriz
Haberin yok aç
yatan
Derdine bin
dert katan
Milletin
parasıyla
Kimdir o caka
satan
Kalbimizde
derin iz
Eşimiz yok biz
tekiz
İşte akşam
oluyor
Orucum yirmi
sekiz
TAHİR SAKMAN
28 Nisan, 2022
SOFRA DUASI
SOFRA DUASI
Açlıktan ağlayan midem
Gülecekse gülsün amin
Çorba henüz pişmedi mi
Gelecekse gelsin amin
Tavuk sulu olsun çorbam
Biraz limon sık be adam
Kaşıklarken inler babam
Ölecekse ölsün amin
Tandırdaki çebiç nerde
Şifa olur cümle derde
Canım kebap olan yerde
Kalacaksa kalsın amin
Çok olmalı bilmem azı
Oburluktur hep niyazı
İster tavuk ister kazı
Yolacaksa yolsun amin
Su böreğini açmalı
Börekler yoksa kaçmalı
Midemizi anzer balı
Delecekse delsin amin
İçine fıstık bastılar
Tandıra kuzu astılar
Karnımıza külbastılar
Salacaksa salsın amin
Sakın bana az ye deme
Nasıl yiyor bak dedeme
Tahta kaşık tiridime
Dalacaksa dalsın amin
Kızdırmayın şu hanımı
Dolma sarsın her yanımı
Bamya yerken bir canımı
Alacaksa alsın amin
Madem davet çıktı bize
Ispanak bizim nemize
Kelle kebap midemize
Dolacaksa dolsun amin
Lezzetine varmak gaye
Etli pilav bize paye
Yanında da bir kifaye
Olacaksa olsun amin
Beni bulur elin acı
Sahura da çağır hacı
Dervişozan’ı davacı
Bilecekse bilsin amin
DERVİŞOZAN (TAHİR SAKMAN)
RamaZAM MÂNİLERİ 2022 (27)
Hak hukuk
paralandı
İnsanlar karalandı
Şu mübarek günlerde
Vicdanlar yaralandı
Yoktur artık
eyvahı
Kimde bunun
günahı
Bilin ki hiç
kimsenin
Yerde kalmıyor
ahı
Şaşkınlıkla biz
baktık
Güvenimiz yok
artık
Önce beraat
ettir
Sonra hapislere
tık
İnsanlar değil
asi
İstemeyiz
teokrasi
Şimdi bize
lazımdır
Daha çok
demokrasi
Aydınlığa
koşmalı
Akıl ile
coşmalı
Tüm insanlar
özgürce
Korkmadan
konuşmalı
Düşünceniz
itici
Bugünler de
geçici
Aydınlık
kalıcıdır
Karanlıklar
gidici
Sevgiyle
kucaklandı
Vicdanlar
ayaklandı
Vatandaşın
kalbinde
Onlar çoktan
aklandı
Varsa ovmaç
çorbası
Bil ki adamın
hası
Çağırdıysan iftara
Hani yaprak
sarması
Kaşıklayanlar
gülsün
Yiyemeyen
üzülsün
Güllacı bensiz
yiyen
İki kolu
bükülsün
Ne oraya ne buraya
Kaynamadık
araya
İftara
gidemedim
Çağrılmadık
saraya
Sahibine gider
taş
Olamadık biz
yandaş
Sizinkiler
ışıltı
Bizim
gözlerdeki yaş
Rahmetle
gülümsedi
Huzuru
benimsedi
Seccadesi
ıslanan
Orucum yirmi
yedi
TAHİR SAKMAN
Bugünler de geçici
Aydınlık kalıcıdır
Karanlıklar gidici
Vicdanlar ayaklandı
Vatandaşın kalbinde
Onlar çoktan aklandı
MANZUM BEKTAŞİ FIKRALARI (22)
NEREYE?
Bektaşi’ye bir kuruş vermiş
biri hediye,
Sonra bir soru sormuş: ”Bu kuruşla nereye?”
“Doğruca meyhaneye gidip de içeceksin,
Gündüzden sarhoş olup, kendinden geçeceksin...”
“Ayıptır hey erenler,
günahtır böyle yapman!
Hakk’ın yolu dururken meyhanelere sapman.”
“Yetmez mi içtiğin ne
zaman uslanacaksın?
Böyle devam edersen ateşte yanacaksın!”
Bektaşi şöyle demiş, kuruşu saya saya:
“Bir kuruşla Kabe’ye gidecek değilim ya!”
NAZMA ÇEKEN: TAHİR SAKMAN
27 Nisan, 2022
KONYA TÜRKÜ KÜLTÜRÜ
Konya Türkü Kültürü ismini taşıyan makalemde; Konya türküleri üzerine, uzun yıllar süren araştırmalarımdan ve özellikle Konya türkülerinin kaynak kişilerinden babam Mazhar Sakman'dan derlediğim bilgileri aktarmaya çalıştım.
Söz konusu makalenin Türk folkloruna bir katkı sağlamasını dilerken, derginin editörü Serap Gürsoy Hanımefendi'ye de teşekkür ederim.
TAHİR SAKMAN
RamaZAM MÂNİLERİ 2022 (26)



















